Denemeler

Denemeler - Kitap Özeti

Denemeler Kitap Özeti

Yazar: Montaigne
Türü: Dünya Klasikleri

Montaigne kendi hayatını ve gözlemlediklerini konu olarak yazmıştır. Düşüncelerini okurları ile paylaşmış ve insanın nasıl yaşaması gerektiğini, nerelerde ne yapması gerektiğini anlatan bir kitaptır. Yazıda, bir tek insanın bütün insanlık serüvenini taşıdığı anlaşılır. Toplumlar için faydalı bir deneme yazısı örneğidir. 

Bir tek insan daima kendisini katarak kendinden en uzak insan hallerine girip çıkıyor. Toplumların yarattığı tanrıların hiç birini küçümsemeden ve hiç birine bağlanmadan bütün inançları süzüyor. Düşünce derinliği, bilgi zenginliği, anlama gücü ne kadar büyük olursa olsun yazara ne bilgin denilebilir ne de filozof.




 Montaigne denemeler isimli kitabını insanları uyarmak için yazmıştır. Herkes kendi kendini adam edebileceğini belirtir. İnsan olmakta önce kendi kendini bilmekte var olduğunu belirtir. Bununla beraber yazar kendi gözüyle gördüklerini yaşadıklarını insanlara duyurmakla kendini görevlendirmiştir. Kişi romanı okuduğu zaman, kendi vicdanı ile yüzleşir, muhakeme yapabilir. İnsanların yaşamlarında dikkate almadığı konuları, olayları kendi yazısı ile yazarak kişilerin bunlardan örnek almaları gerektiğini belirtir. Yaşamı kendi diliyle/düşüncesiyle, nasıl yaşadığını ve yaşanılacağını anlatan denemelerini oluştururken, Montaigne yıllarca kendini bir anlamda izole edip okuyan-düşünen-yazan bir düşünür yapmıştır. Yazdıklarının bundan önce olduğu gibi bundan sonrasındada okunacaktır. Kitaptan paragraflar halinde kısa bilgiler şunlardır.


Yaşadığımız çağın gereklerine göre daha bilgili daha akıllı olabilmek için öğrenim görürüz. İnsanın düşüncesiyle gördüğü ve duyduğu söylenir. Bütün varlığımızı yöneten düşüncedir; gerisi kör ve cansızdır sanki. Çocuklarımıza kendi istemleriyle karar verme ve yapma özgürlüğü tanımadığımız için ürkek bir köle gibi yetiştiririz onları. Bize belletilen sözcükler, düşünsel yapımızı koşullandırıyor. Oysa ezberlemek, bilmek anlamına gelmez. Sözleri belleğimizde bir süre saklamaktır bu. Kendimize ait olmayan bilgileri sürekli kullanırız. Bütünüyle kitaplardan devşirilen kuru bilgiler ne kadar da verimsiz ve sıkıcıdır.

Platon, gerçek bilgi ve düşüncenin dürüst, sağlam bir iradeyle oluşabileceğini söyler. Değişik amaçlara yönelen diğer bilimleri de süs eşyası olarak görür.Kimilerimiz hayvanlara karşı daha duyarlı oluyor, onları insanlardan daha yakın buluyorlar kendilerine. Örneğin, hizmetçilerimiz bize kuşlardan, köpeklerden, atlardan daha çok yararlı oluyor, daha ucuza bize hizmet ediyorlar ama hayvanlara gösterdiğimiz ilgiyi, özeni, dostluğu bize hizmet edenlerden nedense esirgiyoruz. Kişisellikten öte, hayatı; örnekler ve sözlerle yorumlayan/anlamaya çalışan ve “kendini” tanıma çabasıyla hareket eden  deneme türünün atasıdır.

Montaigne, ruh-beden-yaşam sarmalını, sizi de içine alan çeşnisiyle aktarıyor. Antik Yunan ve Latin ağırlıklı alıntılarla bezenen denemeler, okuyucuya hem samimiyetin dilini hem de düşünmenin ve gözlemlenen olgunun, işlevini ortaya koyuyor. Montaigne bu işi yaparken belki de bizlere “ben tüccar değilim, sadece kendine yakınlaşma çabalı fakır köyün dilencisiyim” esintisini veriyor.
Peki, Montaigne acaba bu denemeleri yazarken nasıl bir çevrenin/dünyanın etkisi altındaydı ya da nasıl bir yüzyılda doğdu? Ortaçağ’ın karanlık olarak kabul edildiği yapı, aklın özgürlüğe kavuşacağı düşüncesiyle, hareketlenmenin geniş çerçevede bir alanı, belki de dönem sonrası için dünyayı da etkileyeceği bir dönüşüme tabiydi. Bir yeniliğin ya da uyanışın anlam kazanacağı süreç, durumun sisli bir perdeyle bütünleştiği ve bu perdenin kaldırılacağı bir zamana işaretti.Gözle görülen ya da sunulanın aksine, başka bir kapının olduğunu fark eden insan kendine merhaba diyordu.Değişimlerin yaşanacağı bir çağa giriş başlamıştı. Böylelikle Rönesans’ın, bireyselliği ön plana çıkaran açık hali birçok alanda kendini göstermeye başladı. Tarih sayfalarından aklımda kalan klişeler bunlar. Aslında başkaldırısız bir düzen vardı.


Kategori İçerikleri

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder